Gündem

Ayasofya ibadete açılırsa yurtdışında müze olarak kullanılan Osmanlı camileri kilise yapılırsa ne olacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Ayasofya Müzesinin ibadete açılması ile ilgili bir açıklama yaptı. Erdoğan Ayasofya ile ilgili olarak ‘’ Ayasofya’ konusunda yöneltilen ithamlar doğrudan egemenlik haklarımıza saldırı amacı taşımaktadır…’’ dedi. Dünya mirasları arasında yer alan Ayasofya Müzesinin ibadete açılması tartışmaları egemenlik haklarına bir saldırı olarak anlaşılıyorsa, o zaman başta Yunanistan olmak üzere yurtdışında şuanda müze olarak kullanılan onlarca Osmanlı dönemi camileri de kilise yapılmak istenirse ne olacak? O zaman bizde onlara hayır bu tarihi camileri kiliseye çeviremezsiniz mi diyeceğiz. Bakın, Yunanistan’da hangi Osmanlı camileri kilise yapılmayıp şuanda müze olarak kullanılıyor..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Şişli’deki Levent Camii Temel Atma Töreninde Ayasofya tartışmalarına değindi. Dünyanın 7. Harikaları arasında sayılan dünya mirası Ayasofya Müzesinin tekrar ibadete açılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eleştirilere cevap verdi.

‘’EGEMENLİK HAKLARIMIZA SALDIRI AMACI TAŞIMAKTADIR’’

‘’Biz nasıl başka ülkelerdeki ibadethanelere karışmıyorsak kimsenin de bizim ibadethanelerimize karışma hakkı yoktur’’ diyen Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılmasını tartışmaya açanlara seslenerek ‘’ Ayasofya konusunda yöneltilen ithamlar doğrudan egemenlik haklarımıza saldırı amacı taşımaktadır…’’ dedi. Erdoğan’ın bu çıkışı, başta Yunanistan olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde şuanda müze olarak kullanılan Osmanlı camilerine gözleri çevirtti.

Erdoğan, I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında yapılan Ayasofya’nın ibadete açılmasına karşı çıkanları, ülkenin egemenlik haklarına karışmakla suçluyor. Eğer bu algı doğru ise bu durumda bizlerinde, diğer ülkelerde bulunan tarihi yapılarda söz hakkımız olmuyor demektir. Buda şu anlama geliyor.

OSMANLI CAMİLERİ KİLİSE YAPILMAK İSTENSE?..

Yunanistan’da yapımı 1468’lere, 1484’lere dayanan Osmanlı camileri bulunuyor ve bu tarihi camiler kilise olarak değil müze olarak kullanılıyor. Yani Türkiye Ayasofya Müzesini ibadete açarsa, diğer ülkelerde buna bir karşılık vererek kendi ülkelerinde bulunan tarihi camileri kiliseye çeviremez mi? O zaman biz ne diyeceğiz onlara? Biz bir şey dediğimizde, karşı çıktığımız da onlarda bizlere ‘’Egemenlik hakları’’ diye karşılık vermez mi? Bu tarihi yapılardan birkaç örnekler verelim;

YENİ CAMİ (SELANİK)

1902 yılında Selanik’te son yapılan Osmanlı camisi Yeni Cami’dir. Cami, Hacı Hayrı Paşa Caddesi (bugün arkeoloji müzesi caddesi) ile Sezai Paşa Sokağı (bugün Praxitelous sokağı) kavşağında Yahudilikten Müslümanlığa geçen cemaat (dönme, Sabetaycı) tarafından yapılmıştır. 1925’ten sonra arkeoloji müzesi yapılmıştır. Mimarlara göre bu cami mimarisi, İslam kültürü, Avrupa kültürü ve camiyi kuranların kimliklerini yansıtan bir etki ve tarzların karışımı, Doğu Roma, İslam ve neoklasik etkileri gösteren bir eserdir.

SÜEYMANİYE CAMİİ (RODOS)

1808 tekrar inşa edildi. 1522’den kalma yapısı yıkılmıştı. Şu anda müze olarak kullanıyor.

ALACA İMARET CAMİİ

Selanik’te yer alan XV. yüzyılda yapılan Osmanlı dönemi camilerinden biridir. 1484 yılında İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır.

1978 yılındaki Selanik depreminde hasar gören cami, Yunanistan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. 1986 yılından bu yana Selanik Belediyesi tarafından sergi, konser ve benzeri kültürel etkinliklerde kullanılmaktadır. Selanik’in 1997 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin mekânları arasında yer almıştır.

Osman Şah Camii Larissa 1550-60

Boş, türbesi müze olarak kullanılıyor. Uzun zaman harabe olan bina restore edildi.

CİZDERİYE CAMİİ

Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Monastiraki meydanında yer alan 18. yüzyıldan kalma bir Osmanlı camisidir. Camii 1759 yılında dönemin Atina’daki Osmanlı valisi Cizderiyeli Mustafa Ağa tarafından inşa ettirilmiştir. Camii inşaasında kullanılan yakınındaki Hadrian Kütüphanesi’nin bir sütunu, uğursuzluk getireceğinden korkulduğu için Mustafa Ağa’nın valilikten alınması ile sonuçlanmıştır.

Camiinin minaresi yıkılmıştır. Osmanlı’nın Atina’yı terk etmesinden sonra camii ibadete kapatılmış ve günümüze dek çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Bunlar arasında 1834 yılında, Yunanistan’ın ilk kralı olan Danimarka kökenli Otto’nun caminin içinde verdiği bir balo da vardır. 1915 yılında mimar Anastasios Orlandos tarafından restorasyondan geçerek 1918’de Yunanistan Elişleri Müzesi olarak açılmıştır. 1923-1973 yılları arasında ise Yunan Dekoratif Sanatlar Müzesi olarak kullanılmıştır. 1966’da Suudi Kralı’nın Atina’ya ziyareti sırasında kendisine ibadet etmesi için camii olarak tahsis edilmiştir. Bugün Yunan Halk Sanatları Müzesi’nin ek binası olarak kullanılmaktadır, içinde seramik el sanatları sergilenmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya Müzesini ibadete açmaya kararlı görünüyor. Ama Danıştay savcısı, Ayasofya’nın ibadete açılması kararının tamamen Cumhurbaşkanlığının yetkisinde olduğunu, istese hemen yarın açabileceğiniz söylüyor. Ama buna rağmen Erdoğan, Ayasofya’nın müze vasfından çıkarılıp camiye dönüştürmek yerine, tartışmayı ve gündemde tutmayı tercih ediyor.

AYASOFYA’NIN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİN KİME NE FAYDASI VAR?

Öncelikle hemen şunu belirtmemiz gerekiyor. Kuran’da cami diye bir kavram yoktur. Kuran’da mescit kavramı vardır ve mescit demek okul demektir. O yüzden ilk emir ise ”ikra’dır. İkra ise oku demek değildir. İkra demek ”Öğren ve Öğret” demektir. Ve Allah Kuran’da, yeryüzünün her bir yerinin Müslümanlara mescit olduğunu yani bir okul olduğunu bildirmektedir. Yani insanlar ibadetlerini illa ki kubbe inşaatı olan yerlerde yapmak zorunda değildir. Ki zaten ibadet etme şekli, dua gibi konuların hepsi Kuran’da açık bir şekilde anlatılmıştır.

Gel gelelim Ayasofya müzesinin ibadete açılarak camiye çevrilmesinde… Ayasofya’nın tam karşısında Sultan Ahmet Camisi var. Yani bu camide yer kalmadı da Ayasofya müzesine mi ihtiyaç duyuldu? Genelde baktığınız zaman çok az bir cemaate sahip bir cami… Gayet sakin… O zaman Ayasofya’nın ibadete açılmasında bir siyasi etkinin olduğu düşünülür. Bu durumda ise ortaçağ dönemlerinde olduğu gibi dinsel çatışmaların olma endişesi ortaya çıkar.

Etiketler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı