GündemKamu Haberleri

Bekçi alımları ve memur alımı ile ilgili İYİ Parti’den flaş iddialar!

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik bugün TBMM’de İçişleri Bakanlığı ile özellikle Emniyet ve Sahil Güvenlik Komutanlığı üzerinde düşüncelerini paylaştı. Behiç Çelik, AK Parti listesinde olmayanların bekçi olarak atanmadığını iddia etti. Memur alım ilanlarının yayınlanmadan alınacak adayların önceden belirlendiğini öne süren İYİ Partili Çelik, ‘’böyle bir yapı partizan idare anlamına gelir’’ dedi. Çelik bekçi alımları ile ilgili hükümete ‘’bir vali AK PARTİ’nin listesindeki bekçileri atamadığı için görevden alınıyor, bu doğru mu?’’ diye sordu.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in bugün mecliste yaptığı konuşmalarının bazı satır başları şöyle;

GELECEK BİN YILDA DA BURADAYIZ

Millî savunma, millî güvenlik politikaları bu coğrafyada bizim var olma mücadelemizdir. Allah’ın izniyle ve yardımıyla, asla vazgeçmeden, tereddüt etmeden bu yolda irademizi kuvvetle koyacağız, koymaya devam edeceğiz. Bu, bizim nasıl geçmiş bin yılda bu vatanda isek gelecek bin yılda da bu vatanda olacağımıza dair kararlılığımızdır. Tekrar vurguluyorum: Gelecek bin yılda da buradayız. İşte, ulusal güvenlik politikaları bunu temin etmeye matuftur. Ulusal güvenliğimizin teorisinde de, pratiğinde de İçişleri Bakanlığının mümtaz bir yeri vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT ve Dışişleri Bakanlığıyla birlikte devletin kalıcılığı temin edilmektedir.

‘’İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EGEMENLİĞİMİZİN TEMİNATIDIR’’

İçişleri Bakanlığı deyince kendi bünyesinde Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik akla gelir. Bunlar silahlı kolluk gücü özelliği taşımaktadır. Değerli milletvekilleri, memleketin genel emniyet ve asayişinden İçişleri Bakanı sorumludur. İçişleri Bakanı, bu sorumluluğunu emrindeki polis, jandarma ve Sahil Güvenlik personeliyle yerine getirir. Bugün, bu kuvvet, egemenliğimizin teminatı olup ayrı ayrı her vatandaşımızın can, mal ve ırz güvenliğini titizlikle sağlamaktadır. Yine başka bir tanımla; esenlik, güvenlik ve sağlık, kolluğun varoluş nedenidir, özellikle sağlık. Niçin sağlık, genel kolluğu yani polisi, jandarmayı doğrudan ilgilendiriyor, buna birazdan değineceğim.

‘’İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TEPEDEN EMİR VE TALİMAT ALMADAN İCRAAT YAPAMIYOR’’

Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken, 26 Kasım tarihinde, Bakanlık için yapıcı tenkitlerde bulunmuştum. Konuşmamda siyaseten İçişleri Bakanlığının eski ağırlığını kaybettiğini ve Bakanlık dışı üst yönetim elitlerinin talimatlarına tabi hâle geldiğini, kamu düzeninin neredeyse bütünüyle temel dayanaklarından yoksun bırakıldığını, tepeden emir ve talimat almadan kendi mevzuatıyla icraat yapamadığını, ağır müdahaleler yapıldığını, illerin idaresinin yetki genişliğine sahip olduğunu hatırlatarak valilerin bu yetkilerini kullanamadıklarını, Whatsapp grubundan verilen talimatları yerine getiren bürokratlar hâline sokulduğunu, mülki makamların kolluk üzerindeki denetimlerinin olmadığını veya yüzeysel olduğunu, Emniyet müdürlerinin mülki makamlara bağlılığının zayıfladığını, büyükşehirlerden özellikle ilk üçünün Emniyet müdürlerinin doğrudan merkeze bağlı olarak çalıştıklarını, istihbarat birimlerinin çalışma, esas ve usullerine dair mevzuatın hâlâ FETÖ mevzuatı olduğunu, karakollar ve emniyet birimlerinden şikâyetler geldiğini ve hizmette zayıflama olduğunu ve diğer hususları vurgulamıştım.

EMNİYETTEKİ İNTİHARLARLA İLGİLİ

İçişleri Bakanlığı bu konuşmamdan sonra bana yazı gönderiyor ve esasa ilişkin doyurucu hiçbir bilgi içermiyor, böyle bir anlayış olabilir mi burada? İçişleri Bakanlığı için daha önceleri soru önergesi vermiştim Emniyetteki intiharlarla ilgili. Uzun uzun hikâye anlatılıyor ve sorumuza net bir cevap verilmiyor. Bu usul aslında yakışıksızdır çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi şahsiyetine de saygısızlık olarak addediyorum.

BEKÇİ ATAMALARI

Bakanlık ve mülki makamları halk hacet kapısı ve devletin müşfik eli olarak görürdü. Vatandaşın her türlü talep, şikâyet ve uyarıları dikkate alınır ve yerine getirilirdi. Şimdi partizanlığın ve tarafgirliğin kör ettiği bir devlet yapısı mevcut. Bu yapının karargâhı da maalesef İçişleri Bakanlığı ve valilikler. Artık hacet kapısı kapandı, kalmadı. Bir vali AK PARTİ’nin listesindeki bekçileri atamadığı için görevden alınıyor, bu doğru mu?

ATANACAK MEMURLARIN ÖNCEDEN BELİRLENMESİ KONUSU

Bir vali AKP İl Başkanı ve milletvekilleriyle birlikte ortak görüntülü toplantı yapıyor, bu doğru mu? AK Parti İl Başkanı önceden, bürokrasi ilan etmeden atanacak memurları ilan ediyor, bu doğru mu? Beştepe’ye yakınlığına göre müdürler, valiler, yargı mensupları, emniyetçiler, belediye başkanları fiili hiyerarşik bir zincir oluşturuyorlar.

Arkadaşlar, böyle bir yapı partizan idare anlamına gelir. Bu, otokrasiye doğru savrulmadır ve bunun sonu hüsrandır, kimseye faydası yoktur. Tek partinin tahakkümüne düşmüş bir ülkenin kurtuluşu ancak adil, eşit ve özgür bir seçimle mümkündür. AKP seçim için manipülasyon yapmadan, mertçe çıkar ve ülkeyi seçime götürür. Bu kendisi için de hayırlı olacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu