Gündem

FATF Türkiye’yi kara para aklama ve terörizmin finansmanında gri listeye alma uyarısında bulundu!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Finansal Eylem Görev Gücü (FATF)’in, Türkiye’yi kara para aklama ve terörizmin finansmanında gri listeye alma uyarısında bulunduklarını iddia etti. Öztrak konu hakkında şöyle dedi;

FATF’IN GRİ LİSTESİNE GİRMENİN SONUÇLARI CİDDİ OLUR

Bu iktidarın en çok sevdiği konulardan biri yurtdışında tutulan servetlere ikide birde af çıkarmak. Neredeyse her yıl bir af çıkarıldı. Servetini dışarıda tutanlara kıyak çekiliyor. Bu kişiler paralarını ülkeye kaynağı nedir sorusu sorulmadan çok düşük bir vergiyle getiriyorlar. Biz her af düzenlemesinde iktidarı, “Türkiye’yi kara para yıkama makinesine çeviriyorsunuz, bu iş başımızı ağrıtır” diye uyardık. Uyarılarımızın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı. Bizim de üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı bünyesinde bulunan Finansal Eylem Görev Gücü (FATF), Türkiye’yi kara para aklama ve terörizmin finansmanında gri listeye alma uyarısında bulunmuş. Bunu yandaş gazetelerde görmüyoruz tabi. Ama uluslararası basında bu haber yer aldı. Yine Türkiye’deki az sayıda gerçek basın kuruluşlarında da bu haber yer aldı. Peki bu gri listede hangi ülkeler var? Botsvana, Yemen, Zimbabve gibi bir takım ülkeler var. Ben buradan söylüyorum, Türkiye bu listeye girerse bunun ciddi sonuçları olur. Ekonomik sonuçları olur. Zaten dışarıdan nitelikli sermaye gelmiyordu, artık hiç gelmez. Finans sistemimizin dışarıyla işleri aksar. Maliyetler artar. Bedelini de hepimiz öderiz. Milletimiz öder. İktidar, sağa sola ağız dolusu hakaret edeceğine üyesi olduğumuz bu kuruluşların ne demek istediğini anlamaya çalışmalıdır. Yapılması gereken düzenlemeler varsa bunun TBMM’ye gelmesinin sağlanması gerekir.

TÜRKİYE İKİLİ HUKUK SİSTEMİNE GEÇTİ DE MİLLETİMİZİN Mİ HABERİ YOK

Son olarak 14 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazetede Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı olan “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na” ait bir kurul kararı yayınlandı. Karar da “Faizsiz finans kuruluşlarında bağımsız denetimi yürütülen denetçiler için etik kurallar” getirilmiş. Bakıyoruz, bu denetim elemanlarının uyacağı etik kurallar tamamen, fıkha dayandırılmış. Şimdi denetimin etik ilkeleriyle fıkhın ne ilgisi var? Yoksa Türkiye ikili hukuk sistemine geçti de milletimizin mi haberi yok? “İnanç esaslarına göre davranma” diye bir bölüm var. Diyor ki, “Denetçilerin tutum ve davranışları fıkhı ilke ve kurallardan kaynaklanan inanç değerleriyle tutarlı olmalıdır”. Peki Bağımsız denetçi ya Müslüman değilse? Böyle ayrımcılık mı olur? Etik ilkelere uyumlu davranması lazım. Etik ilkelerde bütün dünyada denetçilerin hangi ilkelere uyacakları bellidir.

ÇİKOLATA KUTUSUNDA RÜŞVET İDDİASI, DAMADINI BAKAN YAPMAK HANGİ ETİK İLKEYE UYUYOR

Tabi bu arada insanın aklına şu soruda geliyor. Şimdi diyor ki ilk girişinde, “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Çikolata kutularında rüşvet iddialarından henüz aklanmamış olanların büyükelçi atanması bunun neresine uyuyor? Ya da devletin kasasını kendi damadına emanet etmek bu ilkelerin neresine uyuyor? Bu yapılan açık söyleyeyim dini ve inancı istismar etmektir. İktidar oy kaybettikçe bu tür sonuç getirmeyecek olan istismarlara yeltenmeye kalkmaktadır. Bunu son derece yanlış buluyoruz. Yine buradan mesleki kuruluşları bu düzenlemelerle ilgili olarak itirazlarını yapmak üzere görev davet ediyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir