Bir gün dervişin biri, bir köyün mezarlığı yanından geçerken bir şey dikkatini çekmiş.  Mezarlıktaki bütün mezarların üzerindeki taşlarda “ Beş yıl yaşadı”,  “ Üç yıl yaşadı”,  “Sekiz yıl yaşadı” gibi yazılar görmüş.
Köye varmış. Köylüler dervişi köy odasında misafir etmiş. Yemek yenilip sohbet başlayınca derviş köyün ileri gelenlerine sormuş:

“Merak ettim. Köye gelirken mezarlıktan geçtim. Mezarlıkta bir şey dikkatimi çekti. Bütün mezar taşlarında üç yıl yaşadı, beş yıl yaşadı, sekiz yıl yaşadı gibi ifadeler yazıyor. Oysa bu mezarların  çoğu yıllar boyu yaşamış, ihtiyarlamış ve vefat etmiş insanlara ait. Niçin böyle yazılmış, bunun nedenini çok merak ettim” demiş.

Köyün ileri gelenleri cevap vermişler:

“Biz ömrümüzü dostlarımızla, sevgiyle ve mutlulukla bir arada geçirdiğimiz zamanla değerlendiririz. Diğer zamanları ömürden saymayız.

Ne kadardır ömrün? Ne kadar daha kalabilirsin bu dünyada? 50 yıl daha mı 100 yıl mı? Ne  kadar daha yiyerek doldurabilirsin mideni? Ne kadar yorulabilirsin para kazanmak için? Ne kadar daha susabilirsin gerçekleri söylemek için? Ne kadar  saklayabilirsin duygularını? Kaç saat kaç dakika kaç saniye yaşayabilirsin bir günü? Kaç dakikanı ayırabilirsin kendine?  Hangi umudu taşıyabilirsin iyileşme umudunu yitirmiş hastaya? Nasıl geri getirebilirsin senden gidenleri? Kırılan hangi gönlü onarabilirsin?  Kim kimi arar kör bakışlarda? 

Sen hangi dönülmez  yoldan dönebilirsin? Gittiğin hangi yüreği bulabilirsin, gelişlerinde? Hangi sarhoşun aklındadır aramayı unuttuğun sevdiklerin?  Hangi kirli niyeti temizleyebilirsin? Hangi mezardan kaldırabilirsin sevdiklerini? Hangi yola hangi dostunla çıkabilirsin? Hangi suya yazabilirsin edebini yitirmiş küfürleri? İsyan sükut olmuş yüreğinde hangi kilitli kapıdadır duyulmaz dilekçen? Sen neyi kazandın neyi kaybettin? Hangi çayın şekeri olur sözlerin?

Kazanırken kaybedenden farkın nedir senin?
    
Neyi seviyorsun sen?  Anneni mi? Babanı mı? Çocukların eşin ve arkadaşlarını mı? Bugün senle olan   yarın seninle midir? Sen dahi sevmiyorsun kendini? Hangi  kuytu köşede kirlettin bedenini ? Hangi suyla temizlenir yüreğinin kiri? Hangi delik cepten ödenir hesap? Garson bu hesap kime ciro edildi? Hangi dostun sözleri su serper yüreğime? Son model araban nereye gider şimdi? Evlerinde kim oturur? Bankadaki paran hangi sofraya meze olur?

Şimdi hangi kasada saklanıp, hangi masada konuşulur, hangi kitapta yazar ömrünün dilekçesi? Sahi kaç yaşındasın , nasıl yaşadın? Nasıl yaşıyorsun? Bugün yatıp yarın uyanıp nasıl yaşayacaksın? Bugün yatıp yarın uyanacak mısın? Karıştır yürek heybendekileri; kaç dost , kaç sevgi kaç mutluluk var?

Söylesene ey dost heybende ne var?

Rıza CEYLAN 
Yazar/ Eğitimci
NLP Master Practitioner

Kamuilanlari.com

NOT: BU MAKALENİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.