GündemKamu Haberleri

Yeni kurulacak Türkiye Çevre Ajansı’nın amacı ne olacak?

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Yeni kurulacak olan Türkiye Çevre Ajansı hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Türkiye Çevre Ajansı’nın ne amaçla kurulduğunu, amacının ne olacağı hakkında sorular soran CHP’li Güzelmansur, ‘’Kurmak istediğiniz Çevre Ajansının yöneticilerini iktidarın belirlemesi, iktidarın da “Çevre mi, rant mı?” ikileminde tercihini bugüne kadar hep ranttan yana kullanmasını da, ajansın işlevselliğini de sorgulamamıza neden oluyor’’ dedi.

Türkiye Çevre Ajansının Kurulması

Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulmasına yönelik bazı şüphelerinin olduğunu dile getiren Mehmet Güzelmansur, şüphelerinin gerekçelerini şu sözlerle ifade etti; Görüşmekte olduğumuz Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geçici 2’nci maddesi üzerinde söz aldım. Genel Kurula ve yeşile, ağaca, doğaya, yaban hayatına saygı duyan, korunması için mücadele veren tüm çevre dostlarına saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, geçici 2’nci madde kamuoyunda poşet kanunu olarak bilinen kanunla tahsil edilmeye başlanan geri kazanım katılım paylarının 1 Ocaktan kanunun yürürlük tarihine kadar yüzde 10’unun, yürürlük tarihinden 2025 sonuna kadar da yüzde 15’inin Çevre Ajansına aktarılmasını amaçlıyor.

Yüzyılın Kabusu

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz ve tüm dünya “yüzyılın kâbusu” olarak adlandırılan bir coranavirüs salgınıyla mücadele ediyor. Bugün bu salgının çıkış nedenine ilişkin farklı bilimsel makaleler yayınlanıyor. Ancak hepsinin bir ortak paydası var. Bu ortak payda şudur: Coronavirüs çevresel kaynaklı ve insanoğlunun doğaya müdahalesinin bir sonucu. İnsanoğlunun uzunca süre mücadele verdiği Ebola salgınının nedeni de aynıydı. İnsanların yaban hayatın merkezine otoyol açmak için ağaçlarını katletmesi ve şempanzelerin yaşam alanını yok etmesi, şempanzelerin de yer değiştirmeleri sonucu yarasalarla daha yakın temas etmeleriydi Ebola’nın sebebi. Dolayısıyla çevre saygısının yok olmasıyla, insanoğlunun kendi dışındaki canlılara yaşam alanı tanımamasıyla, doğa talanının artmasıyla böyle salgınlar daha da çok karşımıza çıkacak. Evlerimize hapsolacağız, sevdiklerimizden uzak kalacağız, özgürlüklerimiz kısıtlanacak, ekonomilerimiz alt üst olacak.

Türkiye Çevre Ajansı Gündemi Ne Olacak?

Kurmak istediğiniz Çevre Ajansının yöneticilerini iktidarın belirlemesi, iktidarın da “Çevre mi, rant mı?” ikileminde tercihini bugüne kadar hep ranttan yana kullanmasını da, ajansın işlevselliğini de sorgulamamıza neden oluyor. Örneğin ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olan Amik Gölü 1975 yılında kurutuldu. Neredeyse yarım asırdır telafisi mümkün olmayan ekolojik, sosyolojik, biyolojik ve ekonomik zararlara yol açıyor. Kurutulan Amik Gölü’nün her yıl ağaçlarla yeniden canlanmasını, yarattığı taşkın felaketlerini Türkiye Çevre Ajansı gündemine alacak mı? Amik Gölü sulak alanının geri dönüştürülmesi için siyasetten bağımsız bir çalışma yapacak mı? İşte bunu yaptığınızda biz de var olan şüphelerimizden kurtulmaya başlarız. Örneğin Hatay’da yaban hayatı geliştirme sahalarında faaliyetlerine ısrarla devam eden taş ocaklarının faaliyetlerinin sonlandırılmasına dâhil olabilecek mi? İşte bunları yapacak mı? Bundan dolayı Türkiye Çevre Ajansı ile ilgili şüphelerimiz vardır. Örneğin Türkiye Çevre Ajansı Hatay’da ve diğer illerimizde “av turizmi” adı altında nesli tükenmekte olan yaban hayvanlarının para için öldürülmesi ihalelerine karşı çıkabilecek mi? İşte, bunu yapacağını hiç tahmin etmiyoruz’’ dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu